İNSAN VE DÜNYA SEVGİSİ

İNSAN VE DÜNYA SEVGİSİ

Hadis-i şerif, mealen şudur: ” Bir zaman gelecek, milletler, aç insanların yemek kabına üşüşmeleri
gibi sizin üzerinize üşüşeceklerdir.” Bunun üzerine birisi şöyle sordu:” O gün, bizim çok az oluşumuzdan mı
ya Rasulallah?”
“Hayır” dedi,”belki çok olacaksınız, fakat selin getirdiği çöplerden farkınız kalmayacak.Sizin düşman
üzerinizdeki heybetiniz, onların kalplerinden sökülüp atılacak ve sizin kalplerinize”vehen:zaaf” atılacaktır.”
Birisi,”vehen nedir ya Rasulallah?” dedi. Peygamber de:”vehen,dünya sevgisi ve ölüm korkusudur” buyurdu.
İslam düşmanlarının gücünün, müslümanların zaafından doğmuş olmasıdır, gerçek olan.

Sömürme olayının temel dayanağının sömürücünün sömürme iradesinden çok, sömürüye konu
olanın sömürülmeye elverişli oluşunda bulunduğunu ileri sürmek hiç de yanlış değildir. Bu anlamda bu yargının
doğrulanışını ahlaki yönden zaafa uğramakta yani dünya sevgisi ve ölüm korkusu içinde bulmak mümkündür.
Müslümanların düşman üzerindeki heybeti, onların yüksek değerleri sayesinde kurulmuştur.Bu yük-
sek değerlerin harcı ise, ahiret duygusudur. Bu duyguyu elde edip korumak sadece müslümanlara mahsus bir
“cultuvation” işleme suretiyle mümkündür. Bu işleme kafirlerin ellerinde tuttuklarının küçümsenmesine matuftur.
Böyle bir küçümsemeye varmak içinse kafirlerin kazançlarının aşılması gerekir. Düşmanların,müslümanları
heybetten mahrum görmeleri de onları (müslümanları) dünya standartlarıyla ölçebilecekleri bir alana sıkıştırmay-
la mümkündür.
İnsanlara uşaklık ve kölelik yaptırmak başkalarının elindedir, lakin efendilik insanın kendi kazanması
gereken bir değerdir. Yine de insan her zaman hangisine rıza göstereceğini seçme şansına sahiptir. Yeter ki
bedelini göze alsın.
Dünya sisteminin hegemonyası içinde en az bedel ödeyerek edinilecek yer uşaklıktır. Uşakların
her hangi bir düşüncesi, herhangi bir iddiası olması gerekmez. Hizmetine girdikleri gücün verdiği emirleri usluca
ve üzerinde düşünmeden yerine getirmeleri yeter. Uşaklar doyurulurlar ve giydirilirler. Zaten onların gözünde
uşaklığı cazip kılan da budur. Türkiye’de durumları itibariyle, bütün dertleri şu dar-ı dünyada geçinip gitmek ve
hoşça vakit geçirmek olduğundan sağcı veya solcu değildirler, ama gerektiğinde her ikisinden imiş gibi görünmek
vazifeleri arasındadır. Tasma izlerini örtecek kadar kabarık tüyleri olabilir veya yağlı boyunları bu izleri gösterme-
yebilir. Türkiye’de uşak ruhluların ensesi kalındır. Türkiye’de köle ruhlular, ıskartaya çıkmış uşaklarla kendilerine
uşaklık sırası gelmesini bekleyenlerin oluşturduğu topluluktur. Kölelerin bir kısmı gözden düştüğü için eski yerini
kazanmaya çalışır, diğer kısmı da göze girmek uğruna türlü sıkıntıya katlanır. Köleliğin uşaklıktan farkı uşakların
her türlü emirleri yerine getirmeye elverişli şahsiyetleri olmasına karşılk kölelerin sadece bazı emirleri yerine
getirme gibi bir kişilik yapısına sahip oluşlarıdır. Yani kölelerin meslekleri vardır,uşakların yoktur.köleler sağcı
veya socu olabilirler.
Köleler hizmete amadedirler, fakat “iş” seçerler. Şunu yaparım, ama şunu beceremem derler.
İşte o zaman ben her şeyi ve istediğiniz zaman yaparım diyen uşaklar ortaya atılır.
Kölelerin gücü ellerinden “iş” gelişi dolayısıyladır. Uşakların gücü de sahiplerinin isteklerine itirazsız
ve yorum yapmadan riayet edişleridir.
Kölelerin aczini uşaklığa talip olmaları doğurur. Eğer köleler uşakların yediğinden yemek,uşakların
giydiğinden giymek karşılığında ne iş olursa yapacak bir programla dünya sistemine şirin görünme çabasına
girişirlerse sistem tarafından hiç hesaba katılmama gibi tehlike karşısında kalırlar. Kölelerin aczi,yani kuyruğu
peşin peşin sallayıp çanak yalamayı veresiye hesabına kaydetmeyi kabul edişleri, uşakların gücünü arttırır.
Zira dünya sistemi için eldeki bir kuş daldaki kuştan iyidir.
Zahirdeki hale bakılırsa özü uşak ve köle olanlar Türkiye’de efendi rolü oynamaktadırlar. Dünya sis-
temi kendi uşaklarını gerçek efendiler karşısında heybetli kılabilmek için iyi besliyor, iyi giydiriyor.Dışardan
bakan da ense kulak yerinde bir uşağı efendi sanabiliyor.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Birşey mi Aramıştınız ?

E Bülten Aboneliği