İnsanların Geleneğini Değiştirmek

İnsanların Geleneğini Değiştirmek

İnsanların geleneğini değiştirmek
Dünyanın ücra bir yerinde sahipsiz bir toplum bulup, adamların birkaç bin yıllık geleneklerini,
tümünü birden ortadan kaldırıp bakalım ne yapacaklar diye gözleyeceksin. Diyelim ki adamlar gele-
nekleri gereği, her ayın ilk çarşambası, şehirlerde ve köylerde belli yerlerde toplanıp tırnaklarını özel
bir merasimle ve sakız çiğneyerek kesiyorlar ve bu işlemi müteakip de bir hafta süreyle kahkaha at-
mıyorlar. Bu ve buna benzer, bizim kendi mantığımıza göre bir şey ifade eden veya etmeyen daha
onbinlerce davranış biçimi, alışkanlık, töre, her neyse. Tutalım bu adamlara, kalblerinin ortalarına
kadar fitne çukurları kazarak, alıştıkları onbinlerce davranış yerine onbinlerce yeni davranış biçimi
kazandıralım ve diyelim ki<<medeniyet budur>>. Ya değilse!

 

<<Mevcut tırnak kesme tarzımız gayri medenidir. Kaldırılmıştır. Herkes hür iradesi ile canının
istediği zaman tırnağını kesebilecektir. Bu işten aile reisine bilgi vermesi yeterlidir.Aile reisi ise kesi-
len tırnakları 6 ay süre ile saklamak ve her istendiğinde göstermek zorundadır…>>
Böyle sahipsiz ve çaresiz bir toplumun buna benzer binlerce yıllık alışkanlıklarını,gelenekleri-
ni tuttuk kaldırdık. Bunların anısını, iliklere, kaslara kadar işlemiş alışkanlıkların sıcaklığını toplu şuur
altında barındıran insanların sıkıntı halinin ne kadar şiddetli olacağını tasavvur ediyor musunuz?
Bu insanlar uzun süre tırnak meselesinde yeniciler ve eskiciler olarak birbirlerine girecekler.
Nihayet yeni medeniyet bastıra bastıra galip gelecek, ve o eski gelenek görünüşte unutulacak. Ama
insanlar daha yıllarca birbirlerini niçin boğazlayıp durduklarını bir türlü gerçeği ile açıklayamayacaklar.
Biri çıksa da :
……..Yahu bunların esas sebebi, şu bu değil, bundan üç beş nesil önce kaldırılan tırnak kesme gele-
neğimize toplumca şuur altından duyduğumuz özlemdir. O ayrılığın verdiği sıkıntının çırpınışlarıdır,
dese hiç kimse inanmayacak.

Bir otlakta mutlu biçimde beslenip üreyen bir koyun sürüsü vardır. Fakat bir gün sürüye aslan-
lar üşüşür ve ortalığı kana bularlar. Aslanları durdurmak isteyen zeki bir koyun hileye başvurur ve as-
lanlara giderek kendisine ilham geldiğini, üstelik Allah tarafından kendilerine elçi olarak gönderildiğini
söyler. Buna inanan aslanlar için artık zeki koyunun onlara verdiği va’zlar da inanılır şeylerdir.Koyun
sürekli zayıflığın, acizliğin, yoksulluğun erdemlerinden bahseder onlara. Bu erdeme ulaşmanın yolu-
nun da et yemeyi bırakıp ot yemekten geçtiğine onları inandırır. Buna kanan aslanlar ot yemeğe baş-
larlar ve yedikçe aslanlıklarını yitirirler.

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Birşey mi Aramıştınız ?

E Bülten Aboneliği